hırsız hikayeleri
şimdi efendim güzide evimizdeki büyükçene odam apartmanın yanındaki yokuş olan bir sokağa bakmaktadır. kışın yapraklarını dökerek beni ışıksız bırakmayan, yazınsa yemyeşil olarak sıcağın etkilerini ortadan kaldıran bir de ağaç var bu sokağın üzerinde. fakat gelin görünki bu ağaç ve bir aşağı katın demir parmaklıkları bir araya gelip hırsızlar için harika bir tırmanma parkuru oluşturuyorlar. odamın doğramalarında ne yazıkki -içerideki dandik kilit sistemini saymazsak- herhangi bir güvenlik önlemi yok. e tabi böyle olunca bu parkuru keşfeden hırsız kişiler yolculuklarını odamın penceresinde tamamlıyorlar.
ilk hikayem bir sabah 4 sularında geçiyor. herkes yatmıştır. bende huzur içinde uyumaktayımdır. kendine çok güvenen ben o zamanlar kilit sistemini kullanmıyorum tabi. bu arada 21 yaşıma kadar başımdan hiçbir hırsızlık olayı geçmediğini belirtmek isterim. evet saat 4'ü biraz geçe bir sesle yatağımdan fırladım. fırlama anıyla storu yukarı kadırmış bir ayağını ve başını odama sokmuş bir hırsızla karşılaştım. "noöllüyoo laannnnnnn" nidaları arasında pencereye doğru atıldım. bu cesur hareketim karşısında hırsız tabiki savunmasız kaldı ve de kaçtı. camda aşağıya baktığımda ise hırsızı ve arkadaşını tabanları yağlarken gördüm. pencereyi kapattım ve hemen ev arkadaşımın yanına koştum. geldi şöyle bir baktı ve gitti. benim gözüme 2 gün boyunca uyku girmedi. daha sonra tabi ev sahibiyle konuşmalar, demir taktıralım buraya diyalogları geçti, hatta gidip bir milyona mahalleyi ayağa kaldırabilecek güce sahip bir alarm bile aldım. tabiki bu alarm doğramanın kasasına uymadı ve bizi bir bir buçuk hafta idare eden bir eğlence zamazingosuna dönüştü.
ikinci hikayem ise şöyle. ilkinden çıkardığım dersler sonucu artık kilit sistemini kullanmaya başladım. paranoya üst seviyede olduğu içinde gayet dikkatli davranmaktayım. ama tabi hırsız bu, yılmaz. zannedersem bu sefer saat 5 suları. ilknden farklı olarak bir açılma değil zorlama sesi duydum. evet kilit dandikte olsa çalışıyordu. inanırmısınız bilmem ama diğer hikayede nasıl bağırarak yataktan fırladıysam, aynısını bu seferde yaptım: "noöllüyoo laannnnnnn". bu sefer hırsız pencere engelini aşamamıştı. ama yine de 2 gün daha uyuyamamak için bir nedenim vardı.
evet bu hikayelerin ardından uzun süredir ses seda yok hırsızlardan. kilit sistemi herhalde caydırdı onları biraz. ama önümüz yaz ne olacağı belli olmaz. demir taktırmak şart herhalde. ama zaten az olan manzaramı da o dana gibi demirlerle kapatmak istemiyorum. neyse bekleyelim görelim. 3. hikaye olursa sonu demirle biteceği kesin.
ilk hikayem bir sabah 4 sularında geçiyor. herkes yatmıştır. bende huzur içinde uyumaktayımdır. kendine çok güvenen ben o zamanlar kilit sistemini kullanmıyorum tabi. bu arada 21 yaşıma kadar başımdan hiçbir hırsızlık olayı geçmediğini belirtmek isterim. evet saat 4'ü biraz geçe bir sesle yatağımdan fırladım. fırlama anıyla storu yukarı kadırmış bir ayağını ve başını odama sokmuş bir hırsızla karşılaştım. "noöllüyoo laannnnnnn" nidaları arasında pencereye doğru atıldım. bu cesur hareketim karşısında hırsız tabiki savunmasız kaldı ve de kaçtı. camda aşağıya baktığımda ise hırsızı ve arkadaşını tabanları yağlarken gördüm. pencereyi kapattım ve hemen ev arkadaşımın yanına koştum. geldi şöyle bir baktı ve gitti. benim gözüme 2 gün boyunca uyku girmedi. daha sonra tabi ev sahibiyle konuşmalar, demir taktıralım buraya diyalogları geçti, hatta gidip bir milyona mahalleyi ayağa kaldırabilecek güce sahip bir alarm bile aldım. tabiki bu alarm doğramanın kasasına uymadı ve bizi bir bir buçuk hafta idare eden bir eğlence zamazingosuna dönüştü.
ikinci hikayem ise şöyle. ilkinden çıkardığım dersler sonucu artık kilit sistemini kullanmaya başladım. paranoya üst seviyede olduğu içinde gayet dikkatli davranmaktayım. ama tabi hırsız bu, yılmaz. zannedersem bu sefer saat 5 suları. ilknden farklı olarak bir açılma değil zorlama sesi duydum. evet kilit dandikte olsa çalışıyordu. inanırmısınız bilmem ama diğer hikayede nasıl bağırarak yataktan fırladıysam, aynısını bu seferde yaptım: "noöllüyoo laannnnnnn". bu sefer hırsız pencere engelini aşamamıştı. ama yine de 2 gün daha uyuyamamak için bir nedenim vardı.
evet bu hikayelerin ardından uzun süredir ses seda yok hırsızlardan. kilit sistemi herhalde caydırdı onları biraz. ama önümüz yaz ne olacağı belli olmaz. demir taktırmak şart herhalde. ama zaten az olan manzaramı da o dana gibi demirlerle kapatmak istemiyorum. neyse bekleyelim görelim. 3. hikaye olursa sonu demirle biteceği kesin.